Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa
Advertisement
Kutsal Geceler ve İbadetler
Cumartesi, 18 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
Öncelikli olarak din ile ilgililer, ister okuyan, ister ibadet eden isterse yazan olsun üç kısma ayrılır. Birincisi samimi dindarlardır. Bunlar gerçeği, dini öğrenmeye çalışır, Allah’tan korkar, Allah’ın rızasını ve ahiret yurdunu kazanmak için çalışırlar. Bunlar samimi ve ihlaslı olanlardır. İkinci kısım dinden rahatsız olan ve onu bozmak için çalışanlardır. Bunlar da inanmayanlar, inanmış gibi görünen münafıklar ve Allah’ın dinini bozmak ve değiştirmek için dine ait meseleleri irdeleyerek başka yönlere çekip inananların kafalarını karıştıran zındıklardır. Üçüncüsü de akılsız ve ahmak inananlardır ki dinde aşırılığa kaçarak dini hayatı sakal, çarşaf, kılık kıyafet ve şekil olarak kabul eden ve dinin amacını ve maksadını anlamayanlardır. Tarih boyunca bu üç zümre vardır ve bundan sonra da olacaktır.  Allah ancak samimi ve akıllı olanların ibadetlerini kabul eder ve onlardan razı olur.

Kutsal gecelerde ibadet etmenin gelenek olup dinin yerine geçtiğini iddia eden yazılar yayınlanmaktadır. Gerekçeleri de Kur’an’da emredilmemiş olması ve peygamberimiz (asm) zamanına bu günkü gibi ibadetle geçirilmemesi…
Bu konuda peygamberimiz ve ibadetlerin emredilmesi ve yapılması ile ilgili bazı hususlara açıklık getirildiği zaman bu gibi yazıların ne amaçla yazıldığı ve yazanın hangi gruba dâhil olduğu ve amacı bir derece anlaşılır hale gelir.

Etiketler:  Kutsal Geceler Berat Gecesi Miraç Gecesi Regaib Gecesi İbadet Farz Sünnet Vahy Kur'an Din
Devamını oku...
 
Yardımlaşma ve Ortaklık
Pazartesi, 13 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “İyilik ve takvada yardımlaşın, düşmanlıkta ve birbirinizi günaha sevk etmede yardımcı olmayın. Allah’ın azabının şiddetli olduğunu bilin ve Allah’tan korkun.” (Maide, 5:2) buyurmuştur. Tevhit dini olan İslâm bir olan Allah’a iman ve itaat etmeyi emrederken ihlaslı olmayı, ahiret hayatını amaç edinmeyi ve dünyada emir dairesinde hareket ederek inananlar arasında yardımlaşmayı ve insanlara hakkaniyet ve adalet ölçüleri içinde davranmayı emretmektedir.

Peygamberimiz (asm) “Mü’minler karşılıklı dostluk hukuku çerçevesinde birbirlerine acıma, şefkat ve merhamet göstermede bir vücudun azaları gibidirler. Vücudun azalarından birisi rahatsız olsa diğer azalar ondan etkilenir ve onun yardımına koşarlar.” Buyurmaktadır. Bu nedenle hicrette Medine’ye göçen muhacir sahabeleri Medineli Müslümanlarla kardeş yaptı. Medineliler de muhacir kardeşlerine her türlü yardıma hazır olduklarını gösterdiler. Bunun için Medinelilere yardımcılar manasında “Ensar” adı verildi. Yüce Allah da Kur’ân-ı Kerimde pek çok ayette onların bu durumunu överek anlatmakta ve bu davranışlarıyla Allah’ın rızasını kazandıklarını haber vermektedir.

Etiketler:  Yardımlaşma Ticaret Ortaklık Şirket Mudarebe Muzaraa Kâr Sermaye Emek
Devamını oku...
 
İman Kardeşliği ve Yardımlaşma
Salı, 07 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
İman inananlar arasında bir uhuvvet ve yakınlık meydana getirir. Tevhide inananlar bilirler ki, Rabbimiz birdir, hâlıkımız birdir, râzıkımız birdir tâ bine kadar bir bir… Hem dinimiz bir, peygamberimiz bir, kıblemiz bir yüze kadar bir bir… Hem memleketimiz bir, milletimiz bir, köyümüz bir ona kadar bir bir… Bediüzzaman’ın dediği gibi “Bu kadar bir birler tevhid ve vahdeti, birlik ve beraberliği gerektirir. Bu birliği temin eden iman ve islamiyettir.

Peygamberimiz (asv) “Mü’minler bir cesedin azaları gibidirler. Cesedin bir azası hastalanır veya ızdırap çekerse bütün beden bundan etkilenir. Başı ağrırsa bütün beden bu acıya ortak olduğu gibi, gözü ağrırsa yine bütün beden bu acıya ortak olur” buyurmuşlardır. Mü’minler musibet ve sıkıntılarda birbirlerine yardımcı olmaya çalışmaları gerektiği gibi, ma’siyetten ve günahlardan birbirlerini kurtarmak, hayra ve iyiliğe teşvik etmek için de birbirlerine yardımcı olmaları gerekir.

Etiketler:  İman Kardeşliği Uhuvvet Birlik Beraberlik Yardımlaşma Ahilik Yunus Emre Ziya Paşa
Devamını oku...
 
Uhuvvet ve Tevazu
Salı, 07 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Mü’minler kardeştir. Bu nedenle kardeşlerin aralarını bularak ıslah edin. Allah’tan korkun ki merhamet olunasınız” (Hucurat, 49:10) buyrulur. Bu ayetin açıklamasını yapan Bediüzzaman hazretleri de “Tevhid-i imanî elbette tevhid-i kulûbü ister; vahdet-i itikat dahi vahdet-i içtimaiyeyi iktiza eder” (Mektubat, 22 Mektup) demektedir. Bediüzzaman burada Allah’ın birliğine inanmanın kalplerin de birliğini, inanç birliğinin de toplumun birliğini sağlayacağını ifade etmektedir.

Peygamberimizin (asv) getirdiği tevhit inancı Mekke’li bir asilzade ile Habeşli bir köleyi eşit seviyeye getirerek kucaklaştırmıştır. Zira yüce Allah “Ey iman edenler! Allah’tan gereği gibi korkun ve İslam inancı üzere ölemeye çalışın. Allah’ın ipi olan Kur’an’a ve onun getirdiği inanç ve ibadete sımsıkı tutunun; bu konuda ihtilafa düşerek bölünüp parçalanmayın” (Âl-i İmran, 3:102–103) ferman ederek imanda ve Allah’a itaatte birliği sağlamayı emretmiştir. Peygamberimiz (asv) bu birliği sahabelerini iman ve itaat etrafında bir araya getirerek sağlamıştır. Bir erkek ve dişiden yaratılan, sonra hayat-ı içtimaiyede yardımlaşma ve tanışmak için kabile ve milletlere ayrılan insanların arasında üstünlük ancak İmanda kemal mertebe olan Allah’a itaat ve takva ölçüsüne göre olacağını (Hucurat, 49:13) öğretmiştir. Sahabeler de bu konuda peygambere son derece itaat ederek bu konuda tüm insanlığa hüsn-ü misal olmuşlardır.

Etiketler:  Uhuvvet Kardeşlik Mümin Tevhid-i İmani Ebu Zer Bilal-i habeşi Sad b. Vakkas Tevazu
Devamını oku...
 
Hürriyet ve Meşrutiyeti İstemeyenler
Salı, 07 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
Meşrutiyet hürriyettir. Ancak hürriyetten ve meşrutiyetten hazzetmeyen ve istemeyeler de olacaktır. Meşrutiyet ilan edildiği zaman Bediüzzaman “şeriat namıma” meşrutiyeti alkışlamıştır. Hatta meşrutiyetin ilanın üçüncü gününde Sultanahmet meydanında yapılan mitingde “Hürriyete Hitap” isimli meşhur nutkunu okumuş ve “Bizler mezarda çürüyorduk, meşrutiyet ile yeninde dirildik ve hayat bulduk” demiştir. Meşrutiyet ve hürriyeti istemeyenler hemen propaganda silahına sarılarak aleyhte propaganda yapmaya başladılar. Bediüzzaman doğuya Meşrutiyeti anlatmaya gittiği zaman meşrutiyet ve hürriyet aleyhtarı fikirlerin ulemanın ve halkın kafasını karıştırdığını görür. Onlar da çeşitli sualler sorarak Bediüzzaman’dan işin gerçeğini öğrenirler. Sonra da “Efkârı teşviş eden, hürriyet ve meşrutiyeti takdir etmeyen kimlerdir?” diye sorarlar.

Bediüzzaman onlara “Cehalet ağanın, inat efendinin, garaz beyin, intikam paşanın, taklit hazretlerinin, mösyö gevezeliğin taht-ı riyasetlerinde insan milletinden menba-ı saadetimiz olan meşvereti inciten bir cemiyettir” (Münazarat, 48) şeklinde cevap verir. Böylece meşrutiyet karşıtlarının düşmanlıkta bir cemiyet teşkil ettiğini belirtir. Bu cemiyetin üyeleri cehalet, inat, garaz, intikam, taklit ve gevezeliktir. Bu altı düşman bir araya gelerek teşkil ettiği cemiyet ile hürriyet ve meşrutiyete karşı cephe almışlardır. Cehalet ağalıkla, inat efendilikle, garaz beylikle, intikam paşalıkla, taklit kendisine bir kutsiyet/hazretiyet izafe etmekle, gevezelik de batı kaynaklı çokbilmişlik libasını giyerek meydana çıkmaktadırlar.

Etiketler:  Hürriyet Meşrutiyet Şeriat Efkar Bediüzzaman İstibdad Menfaat Siyaset
Devamını oku...
 
Ahirzamanda Hristiyanlarla İttifak
Cumartesi, 04 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Şüphe yok ki, iman edenler, Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiilerden her kim Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerlerse, elbette bunların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara bir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır” (Bakara, 2:62; Maide, 5:69) buyurarak önce iman etmeye davet eder. Bu ayetin ifade ettiği manayı anlamak için “Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman ederse” ifadesini iyi anlamak gerekir. Bunun için de ayeti Kur’anın bütünü içinde ele almak icap eder. Diğer ayetlerden bağımsız ele alındığı zaman yanlış anlaşılmalar elbette olabilecektir.

Kur’ân-ı Kerim “Yahudi veya Hristiyan olunuz ki, hidayet bulasınız diyenlere ‘Hayır! Hanif olarak ibadet eden İbrahim'in dinine uyunuz. O hiçbir zaman müşriklerden olmadı” (Bakara, 2:135) ayetinin ışığında bakmak gerekir. Nitekim “İbrahim, ne Yahudi ne de Hristiyan’dı; Hanifti ve Müslümandı ve Allah'a ortak koşanlardan da olmamıştı” (Âl-i İmran, 3:67) ayeti kurtuluşun ancak “Tevhit İnancı” ile olduğunu açıkça bize anlatmaktadır.

Etiketler:  Ahirzaman Hristiyanlar Müslümanlar Diyalog İttifak Yahudi Hristiyan Tevhid Hanif Hanif İnancı
Devamını oku...
 
Dünya ve Ahiret Dengesi
Cumartesi, 04 Mayıs 2013
M. Ali KAYA
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Allah'ın sana bu verdiği nimetlerle ahiret evini ara ve dünyadan nasibini de unutma; Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de iyilik ve ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama; çünkü Allah, bozguncuları sevmez!” (Kasas, 28:77) buyurur. Peygamberimiz (asv) bu ayetin ışığında Hz. Hanzala’ya (ra) “Yâ Hanzala! Bir saat dünyaya, bir saat de ahirete çalış” buyurarak her iki hayatın da ihmal edilemeyeceğini belirtmiştir.

Dünya ve ahiret dengesi konusunda üç duruş şekli vardır. Bunlar da ifrat, tefrit ve vasat duruştur. İfratı maddeci Musevilik duruşudur ki dünyayı ahirete tercih etmektir. Tefriti olan ahiret için dünyayı terk etmek ve dünyaya hiç önem vermemektir. Bu da Budizm ve Hıristiyan ruhbanlarının duruşudur. İtidal ve istikamet üzere olan İslam’ın duruşudur ki “Dünya için ahiretini feda etmediği gibi, ahireti için dünyasını harap etmez, her ikisine de gereken önemi verir." Zira dünya olmazsa ahiret olmaz ve ahirete ait pek çok vazifeler dünyaya ait vazifeleri ifa etmeye bağlıdır. Ferdî, ailevî ve sosyal vazife ve görevleri ihmal etmek dinin pek çok emirlerini ihmal etmek anlamına gelir. Helal kazanç peşinde koşmak da Allah’ın emri ve rızası istikametinde bir nevi ibadettir.

Etiketler:  Dünya Ahiret Dünya ve Ahiret Dengesi Hayır Dünya Nimetleri Hayat Ahiret Hayatı
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 17 Toplam: 1526

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ