Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Yazılarım arrow Soru - Cevap arrow Mut'a nikahı caiz mi?
Advertisement
Mut'a nikahı caiz mi? PDF Yazdır E-posta
Pazar, 01 Kasım 2009

Soru:
İslam’ın haram kıldığı bir şeye helal demek kişiyi dinden çıkarır diyor âlimlerimiz. Peki, helal olan bir şeyi haram demek ve ondan uzak durmak ne gibi sonuç doğurur günaha mı girer yoksa dinden mi çıkar? Bir de Şiiler muta nikâhını helal kabul ediyorlar dayanak olarak ta peygamberin bunu helal kıldığını ama Hz. Ömer’in yasakladığı kabul ediyorlar. Biz biliyoruz ki muta yapmayı Hz Ömer değil peygamberimiz yasakladı şimdi sorum şu bir kişi İslamiyet’in bütün kurallarını yerine getirip iman esaslarının hepsini kabul edip ama muta yapmanın da helal olduğunu savunsa ve yapsa böyle bir durumdaki kişi ne olur dinden mi çıkmış olur yoksa günaha mı girmiş olur?

Cevap:
Harama helal ve helale haram demek insanı ya dinden çıkarır veya insanı dalalete atar. Dinden çıkan küfre girmiş olur, ama dalalete düşen küfre girmiş olmaz. Bid’aya girmiş olur. bid’a ise peygamberimizin (sav) hadisi ile dalalettir; yani istikametten ayrılmak ve hak yoldan çıkmak demektir.

Harama helal demek iki çeşittir. Birincisi inkârdan ve kabul etmemekten kaynaklanır. İkincisi inkâr değil te’vilden kaynaklanır. Tevilde inkâr yoktur; ancak yorum farkı vardır. Dolayısıyla bu insanı küfre götürmez, dalalete sokar.
Haramlar da iki nevidir. Birincisi ayet ve mütevatir hadisle sabit olan kat’î delillerden kaynaklanıyorsa bu durumda inkâr küfrü netice verir. Şayet sadece hadis ve zanni delillerden kaynaklanırsa ki mut’a nikâhı bu nevidendir. Bu durumda inkâr ve kabul etmemek küfrü değil, dalaleti netice verir. Zaten Şia’nın hak mezhep olmaması ve fırak-ı dalleden sayılmasının sebebi ayet ve mütevatir hadis gibi lâfzen ve mana olarak kat’î delillerle sabit olan hükümleri değil, zanni delillerle sabit olan hükümleri kabul etmedikleri ve inkâr ettikleri içindir.

İnanç bakımından dalalet insanı firak-ı dalleye götürür. Amel bakımından haramı işlemek ise sadece günaha götürür. Mut’a nikâhını resmi bir nikâh olarak kabul etmenin iki yönü vardır. Birincisi mut’a nikâhının helal olduğuna inanmaktır. Bu zanni delille sabit olan bir hükmü, yani peygamberimizin (sav) önce cahiliye âdeti olan bu nikâhı daha sonra yasaklamasını kabul etmeyen firak-ı dalleye düşürmüştür. Ayrıca bu nikâhı kabul ederek uygulayan da peygamberimizin (sav) yasakladığı bir hükümle amel ettiği için günaha girmiş olur. Yani zina etmiş olur. Zina ise insanı dinden çıkarmaz; ancak büyük günaha girmiş olur.

Firak-ı Dalle cehenneme girer; ancak ebedi cehennemde kalmaz. Şayet imanla kabre girmişse günahının ve dalaletinin cezasını çektikten sonra nihayet cennetin en alt tabakasına girer. 


Etiketler:  Nikah Muta nikahı Şia Hz. Ömer Haram Helal Mut'a Firak-ı Dalle Bid'a Dalalet
 
< Önceki   Sonraki >
HARAM
NIKAH
ŞIA
DALALET
HELAL
HZ. ÖMER
BID'A

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ