Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
Konumunuz: Ana Sayfa arrow Vaazlar arrow BESMELENİN ÖNEMİ VE ESRARI
Advertisement
BESMELENİN ÖNEMİ VE ESRARI PDF Yazdır E-posta
Cuma, 07 Kasım 2008
M. Ali KAYA

GİRİŞ
“Bismillahirrahmanirrahim.”
“Bismillah her hayrın başıdır; (Nesai, Sünen, 6:127) biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübarek kelime İslam nişanı olduğu gibi bütün mahlûkatın dahi lisan-ı haliyle vird-i zebânıdır.” (Sözler, 2004, s. 22) Peygamberimiz (sav) ayrıca bir hadis-i şerifinde “Her şeyin bir dili vardır, mahlûkatın dili de besmeledir” buyurmuşlardır.  Bu hadisten anlıyoruz ki kâinatın dili besmeledir. Bütün mahlûkat lisan-ı hâl ile “Bismillah” der ve Allah nâmına hareket eder ki Allah’ın kudreti ile her işi yaparlar. Yoksa aciz ve muhtaç olan varlıklar elbette kendi güçleri ile bir şeye muvaffak olamazlar.

 Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde 114 defa tekrar ettiği Besmelede ism-i has olan ism-i zatının yanına ism-i sıfat olarak “Rahman” ve “Rahim” isimlerini koyarak kendisini bu iki isim ile tanıtmakta ve “Ey kullarım ben Allah-ü Azimüşşan Rahman ve Rahîmim” demektedir. Bütün “Esma-i Hüsnâsı” içinde bu iki ismi öne çıkarmıştır. Böylece yüce Allah kendisini merhametli ve şefkatli olarak ilan etmiştir.

İmam-ı Şafii (ra) “Besmele tek bir ayet olduğu halde Kur’anda 114 defa tekrar edilmiştir” buyurarak “Besmele”nin ulüvv-ü şânına işaret etmiştir. Said b. Cübeyr, Zührî,  Atâ b. Mübarek hazerâtı Besmelenin başında bulunduğu surelerden birer ayet olup sure ile beraber nazil olduğunu belirtmişlerdir.  Demişlerdir ki “Selef Kur’ândan olmayan ve Allah kelamı olmayan hiçbir şeyi Kur’âna yazmamıştır. ‘Âmin’ kelimesi Kur’ândan olmadığı için yazılmamıştır” demişlerdir. İbn-i Abbas (ra) “Besmeleyi terk eden Kur’andan 114 ayet terk etmiş olur” buyurarak her surenin başında bulunan Besmelenin o sureden bir ayet olduğunu ifade etmiştir. Peygamberimiz (sav) “Kur’ân-ı Kerimde buluna Fatiha ‘Seb’ul-Mesani’ yedi ayettir. İlk ayeti de besmeledir” buyurmuşlardır.

1.     BESMELENİN TEFSİRİ:
“Bismillahirrahmanirrahim” zahirde dört kelimedir; gerçekte ve hükmen yedi kelimedir. Tek tek ele alacak olursak:
1.    “Be” : Harf-i Cer olup, kendi manası olmayan başkasını gösteren “Manay-ı Harfî” bir kelimedir. Mânay-ı Harfî bir başka kelime ve harf ile anlam ifade eder. Bu sebeple “Be” harfi kâinata ve mahlûkatı temsil eder. Mahlûkat Allah’ın sanatı ve eseri olmakla bir anlam ifade eder ve onu gösterir; çünkü O’nun sanatı ve eseridir.
2.    “İsm” ise “Mânay-ı İsmî” olup, bir anlam ifade eden kelimedir. Bu isim ise Allah’tır. Her şey ancak Allah’ın adı ile, Allah’a bağlanarak, Allah adına iş yapabilir. Cansız, akılsız, şuursuz, kudreti, ilmi ve iradesi olmayan varlıklar nasıl olur da kendi kendilerine iş yapabilirler? Elbette bütün onlar Allah namına hareket ederler ki Allah’ın kudreti, ilmi ve iradesi ile iş görürler. Gafil insanlar da yine Allah’ın kudreti ile hareket ederler; ama bundan gafildirler. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri bunu çok güzel bir şekilde bizlere açıklamıştır. “Cenâb-ı Hakkın mâsivâsına, yani kâinâta, manay-ı harfiyle ve O’nun hesabına bakmak lazımdır. Mânay-ı ismî ile ve esbab hesabına bakmak hatadır. Binâenaleyh,  nimete bakıldığı zaman mün’im, sanata bakıldığı zaman Sânî, esbaba nazar edildiği zaman sânî, esbaba nazar edildiği vakit, müessir-i hakiki zihne ve fikre gelmelidir” (Mesnevi, 51) demektedir.
3.    “Allah” kelimesi yüce yaratıcını “Âlem-i Zâtisi” yani özel ismidir. Dolayısıyla bin bir esma ve sıfatı camidir. Varlık ancak O’na, O’nun esma ve sıfatına dayanmakla vücut bulur ve hakikat olur.  Kâinat Allah’ın eseri ve sanatı olup, yaratılış amacı ustasını ve yaratısını ispat etmektir. Çünkü eser ustaya delildir. Ayrıca Allah ismi “Elif, iki Lam ve bir de He” harfinden meydana gelmektedir.  Özel bir isimdir. Müzekkeri ve müennesi, tesniyesi ve cemisi yoktur. Sadece Allah’a hastır ve bir başkasına asla isim olarak verilemez ve verilmemiştir. Firavun dahi “Ben ilâhım” demiş ama asla “Ben Allah’ım” diyememiştir. Sadece Allah’ı göstermesi için benzersizdir, diğer isimlere benzemez.  Buna işareten yüce Allah “Onun ismini hiçbir varlıkta isim olarak duymuş musunuz?” buyurur. (Meryem, 19:65)
a.    Elif: Cenâb-ı Hakk’ın zatı ile kâim olup mahlûkatından ayrı olduğuna ima için ayrıdır.
b.    Lâm: Mâhlukatın Allah’ın eseri ve sahibinin de Allah olduğuna alamet için çifttir; iki tanedir. Çünkü tek olan Allah’tır ve mahlûkat çift olarak yaratılmıştır.
c.    Hu: “O” anlamındadır. Her şey O’na delil olduğu ve O’nun esma ve sıfatının ayinesi olup, O’nu gösterdiği ve kendi aynasında Allah’ı tanıttığı için “O”na işaret eder. Her canlı nefes alıp verdikçe “Hu” diye O’nu zikreder.
4.    “El=Harf-i Tarif”: Bu takı marife, yani belirlilik takısıdır. “Rahman” isminin önüne gelmiştir. Rahmanın gaib olmadığını, Allah’ın rahmetinin, yani rahmetin herkesçe bilindiğini ifade etmektedir.
5.    “Rahman” : Bu isim de Allah’a hastır ve mefhum-u mahsusu Allah’ın rahmetine alem olmasıdır. Rahmet ise, yaratma, rızık verme ve her nevi nimet ile mahlûkatın varlığını devam ettirmeyi içine almaktadır. Rahmet kelimesinden müştak sıfat-ı müşebbehedir. Pek merhametli ve rahmeti nâ-mütenâhi ve sonsuz olan demektir. Evvelemirde dünyaya, bilahare de ahirete bakar. Bütün mahlûkata karşı merhameti olan anlamını ifade eder. Başında harf-i tarif bulunduğu için de bu rahmetin meçhul olmadığı ve bütün mahlûkatça bilindiğini ifade eder.
6.    “El=Harf-i Tarif”: Bu takı da “Rahîm” isminin önüne gelerek rahîmin de meçhul olmadığını ve herkesçe malum olduğunu ifade eder.
7.    “Rahîm”: İsmi dahi sıfat-ı müşebbehe veya mübalağalı ism-i fâil olup Allah’ın ikinci sıfatıdır. Cenab-ı Hakkın Rahmâniyeti ezele ve Rahîmiyeti Lâyzele nâzırdır. Yüce Allah rahmeti ile mahlukâtı yaratmış ve rahîmiyeti ile de ebede namzet kılmıştır. Bunun için yüce Allah’a “Rahmâni’d-Dünya ve Rahîmü’l-Âhireti” denilmiştir. Nitekim yüce Allah buyurdu: “Allah gafûr ve Rahîmdir” (Nisa, 4:100, 106 vd.) “Allah mü’minlere Rahîmdir” (Ahzab, 33:43) Evet, yüce Allah “Rahman olduğu cihetle rahmeti umumidir, eser-i rahmetinden hâli hiçbir şey yoktur. Hatta cehennem dahi kâfirler için rahmettir. Çünkü o kâfir ya ademe gidip yok olacaktır, veya cehennemde de olsa ebedî bir vücuda mazhar olacaktır. Vücut, hayr-ı mahz ve adem şerr-i mahz olduğu cihetle elbette cehennemde de olsa vücut rahmettir. Ayrıca, yaratılış, in’am, ikram, ihsan, terzik, şifa gibi sayılmayacak kadar çok olan bütün hayırlar rahmet eseridir.  Allah’ın rahimiyeti ise ahirette tamamen mü’minlere yönelik olarak “Af ve cennet nimetleri” şeklinde kendisini tamamen gösterecektir.

Yüce Allah’ın rahmetinden istifade etmek ancak “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek onun rahmetine yapışmak iledir. Bir de “Rahmeten lil-âlemîn olan Allah’ın habibi ve elçisine salâvat getirerek elçiliğini kabul ve davasını tasdik, getirdiği hidayet nimetine karşı minnet ve teşekkürü ifade etmekledir. (Sözler, 22-30 )

2.    BESMELENİN ESRARI:
Besmele’nin pek çok esrarı vardır. Bulardan bazıları şunlardır:
1.    Besmele 19 harfi ile On dokuz bin âlemin anahtarıdır.
2.    Besmele’ye devam eden Allah’ın öfkesinden ve Cehennemin 19 zebanisinin temsil ettiği 19 nevi azaptan kendisini korumuş olur. Besmele-i Şerife azab ve gadab-ı ilâhiye perdedir.
3.    Besmele 19 harfi ile Risalet-i Ahmediye’nin dünyaya hâkim olacağı Mehdi devrine ima eder. Nitekim Süfyan-ı Servi (ra) “Besmelenin harflerinin sonu Mehdinin çıkışına işarettir” der.
4.    Mükerrer olan harflerle 21 harf eder ki, Allah-u A’lem dünyanın ömrüne işaret eder.
5.    Bir zalimden korkulursa, 50 defa Besmele okunursa korkudan emin olunur.
6.    Başı sebepsiz ağrıyan 21 defa yazıp başında taşırsa ağrısı zail olur.
7.    Gece yatarken 21 defa okunur yatılırsa korku ve sıkıntıdan kurtulur.

Besmele “Rahmet” sembolüdür. Yüce Allah “Rahmetim gazabımı geçmiştir” “Rahmetim her şeyden geniştir.” (A’râf, 7:156) buyurur. Bu rahmetten istifade etmenin yolu “Besmele” ye devam etmektir.

3.    BESMELENİN FAZİLETİ:
İkrime (ra) buyurdu: “Yüce Allah ilk olarak levh ve kalemi yarattı. Kalemin Levh üzerinde yazdığı ilk olarak “Bismillahirrahmanirrahim”i yazdı. Yüce Allah bu cümleyi kulları için bir güvence kıldı. Yedi kat semanın melekleri ve “Kerrubîn” melekleri hep bunu okurlar. Bütün mahlûkat bu şekilde Allah’ı zikrederler.

“Besmele” ilk olarak Âdem’e (as) nâzil oldu. Okudu ve şöyle dedi: “Benim neslim bunu okumaya devam ettikçe Allah’ın azabından emin olur” buyurdu. İbrahim’e (as) nazil oldu bunu okudu ve ateşten kurtuldu. Musa’ya (as) nazil oldu. Sihirbazları yendi ve Firavunu mağlup etti. İsâ’ya (as) nazil oldu. İsa (as) buyurdu: “O bütün güçlüklere ve kötülüklere karşı emniyet ayetidir. Bunu okumayı çoğaltın.”

Peygamberimiz (sav) Besmele hakkında buyurdular: “Hangi bir mü’min hangi işe Besmele ile başlarsa o işte uğur ve bereket bulur.” “Ümmetim kıyamet günü dillerinde ‘Besmele” okuyarak geleceklerdir. Terazide amelleri ağır gelecektir. Ümmet-i Muhammed’in sözlerinin başında Bismillah vardır. Her işe bu mübarek cümle ile başlarlar. Sadece Besmele terazinin bir kefesine konulsa o kefe mutlaka ağır gelir.” (Abdulkâdir Geylânî, Gunyetü’t-Talibîn)  
 

Etiketler:  Besmele Besmelenin Önemi Besmelenin Esrarı Allah Rahman Rahim Besmelenin Fazileti
 
< Önceki   Sonraki >

Asırların Rehberleri: Mücedditler

Hz. İsa ve Günümüz İsevileri

CİHAD

Din, Akıl ve İslam

CUMHURİYETİN MANEVİ TEMELLERİ